Posts

An Iranian Classic: For the Continuation of the Dictatorship, Long Live Elections!

Iran’s parliamentary elections for the Islamic Consultative Assembly [1] were held in parallel with the elections for the Assembly of Experts1 on 26 February. Iran is one of the main actors of the ongoing wars and conflicts in the Middle East and has just recently overcome its long-standing nuclear crisis with the Western powers. Naturally, with these elections, the internal dynamics of the Islamic regime were again at the center of attention. The elections were discussed and analyzed based on two lists of alliances; a list formed by hardliners or ultra-conservatives and another formed by the reformist-backed pro-Rouhani moderate conservatives which are generally labeled ‘the reformists’ by the international media in the context of these elections (this latter group also includes some unknown reformists). According to the results, the seats of the next parliament are equally distributed between the two lists without taking into consideration independent MPs. Actually, it should be no...

Bir İran klasiği: diktatörlüğün devamı için yaşasın seçimler

Geçen hafta İran'da İslami Şûra Meclisi (parlamento) ve Uzmanlar Meclisi seçimleri gerçekleşti. Bu seçimler ister istemez dikkatleri Batı ile yıllarca süren nükleer krizini yeni aşan ve Orta Doğu'da devam eden savaşların önemli bir aktörü olan İran'ın üzerine çekti. Seçimler genel olarak kendilerine "usulcu" (ilkeci) diyen aşırı muhafazâkarların ile bu seçimlerde reformistler olarak anılan, çoğu Ruhani hükûmetinin destekçisi orta yolcu muhafazakârlardan, geri kalanı ise adı sanı belli olmayan reformistlerden oluşan ittifakın ortaya koyduğu iki aday listesi üzerinden tartışıldı ve değerlendirildi. Genel seçimlerin sonuçlarına göre kurulacak parlamento (sayısı fazla olmayan bağımsızları işin içine katmadan) eşit oranlarla bu iki liste arasında dağılmış durumda. Elbette şunu vurgulamak gerekir ki Tahran'dan parlamentoya gidecek 30 milletvekilinin tamamı reformistlerin desteklediği listenin üyesi, yani çoğunlukla orta yolcu muhafazakârlardan oluşmakta. Bazı böl...

Hegemonya ve petrol savaşında Suudi Arabistan-İran çekişmesi

Giriş babında: sadece bir mezhep savaşı mı? Suudi Arabistan beklenmedik bir hızla İran'la olan diplomatik ve ticari ilişkilerini durdurdu. Bu karar, Arabistan'daki  Şii azınlığın  önde gelen  dini liderlerinden Şeyh  Nimr Bakır el Nimr 'ın Suudiler tarafından idam edilmesinin ve karşılık olarak Tahran'da idamı kınayan göstericiler tarafından  Arabistan Büyükelçiliği'nin ateşe verilmesinin hemen ardından alındı. İran'la Arabistan'ın ilişkileri hiç bir zaman iyi olmamıştı ama bu kadar gergin bir dönemleri de olmamıştı. Bölgede yürüttükleri vekâleten savaşların ardından terör girişimleri ve karşılıklı suçlamalar bir “tam savaşa” dönüşmekte. Özellikle Arabistan İran'ı politik olarak izole etmek için var olan gergin ortamı daha da germek için elinden geleni yapmakta. Siyasi tahlillerin birçoğunda tüm gelişmeler Şii-Sünni ekseninde bir mezhep savaşı olarak yansıtılsa da bu saflaşmanın maddi temelleri oldukça güçlü. Petrol ve hegemonya savaşının yoğun bir şe...

Iran’s Nuclear Deal: Escape from Crisis

Iran reached a preliminary agreement with the P5+1 or E3+3 (five permanent members of the UN Security Council, namely China, France, Russia, the United Kingdom, and the United States, plus Germany) group on its nuclear program in Switzerland after long negotiations. U.S. President Barack Obama called the agreement a “historic understanding” while Iranians watched a U.S. president live on TV for the first time since the 1979 revolution. The deal is made at a time when the Middle East is going through a period marked by crises. Civil wars are still going on in Syria, Iraq, and Libya and most recently another war has erupted in Yemen. It is quite well-known that Iran is one of the important actors and parties involved in these wars. The long road of negotiations: European Union foreign policy chief Catherine Ashton and Iranian Foreign Minister Mohammad Javad Zarif. The joint press conference following the preliminary deal raised different questions: how will this agreement affect Iran...

Buhrandan kaçış: İran'ın nükleer anlaşması

İran'ın kahramanca detant (yumuşama) politikası sonuçlarını vermeye başladı. İran Lozan'da nükleer programının üzerinde ABD, Rusya, Çin, Britanya, Fransa ve Almanya'dan oluşan 5+1 (E3+3) grubu ile büyük ölçekte anlaştı. Müzakerelerin sonucu Obama tarafında tarihi bir anlaşma olarak yansıtılırken İranlılar bir ABD başkanının konuşmasını devrimden sonra ilk defa İran devlet televizyonundan canlı izlediler. İran'ın Batı karşıtı görüşünden bağımsız olarak Ortadoğu'nun geçirdiği en buhran dolu dönemlerinden birinde bölgenin önemli aktörlerinden biri olan İran'ın ABD ve AB ile anlaşmaya varması dikkat çekici bir gelişmedir. İran'ın da bir parçası olduğu bilinen Irak ve Suriye'deki iç savaş tüm şiddeti ile devam ederken Yemen'de de savaş patlak verdi. Özellikle Yemen'de İran ve Arabistan arasında vekâleten yürütülen savaş Sünni Arap güçlerinin Yemen'e saldırısı ile yeni bir evreye girdi. Bunlara istinaden dönemin hassasiyetini göz önünde bulundurar...

İslam Devleti’nin Yükselişi Karşısında İran'ın Ortadoğu Politikası

İran'ın batı sınırlarının hemen bir kaç kilometre ötesinde Irak ve Suriye'nin Sünni mıntıkasının büyük bir kısmını içine alan geniş bir bölgede radikal İslamcı cihatçılar tarafından İslam Devleti kuruldu. Bu devlet daha önce kendini Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) olarak adlandıran örgüt tarafından kuruldu. Irak işgalinden sonra El Kaide'nin bir kolu olarak ABD ve müttefiklerine karşı çatışan bu örgüt diğer taraftan orada yükselen Şii iktidara karşı da savaş ilan etti. Bu da İran’ın bölgedeki çıkarlarına karşı açıktan bir savaş ilanı ve yeni bir Sünni tehlikenin ortaya çıkışı demekti. İran daha önce de kendi Kuzeydoğu sınırlarında başka bir radikal “Sünni devletle” sınır komşusu olmuştu. 1990'lı yılların ortasında Taliban'ın Afganistan'da yükselişi İran'a IŞİD benzeri bir deneyim yaşatmıştı. O dönemde Taliban güçleri Mezar-ı Şerif kentine yaptıkları saldırıda oradaki İran konsolosluğunu basıp çalışanları öldürünce İran, ordusunu Kuzeydoğu sınırına doğru...